YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17493
KARAR NO : 2014/5713
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 16/04/2013 tarih ve 2013/564-2013/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yönetim kurulu üyesi, denetçisi ve büyük ortağı olduğu dava dışı keşide ettiği 01.01.2000 vade tarihli, 12.500.000.000 TL bedelli bononun hamili olan davacının alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibinin kesinleştiğini, borçlu şirketin haczedilecek menkul ve gayrimenkulü bulunmadığını, davalı yöneticiler ile ortakların hileli yollarla borçlu acze düşürdüklerini, davalıların ağır kusuru nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, 12.500.000.000 TL’nın 01.01.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin denetçi seçildiği genel kurul kararının iptal edildiğini, iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davacının vekili olduğu tarafından muvazaalı olarak keşide edilerek davacıya verilen bono nedeniyle bir borcu olmadığını, davacı tarafından şirkete herhangi bir mal veya para verilmediğini, ayrıca şirketin müvekkillerince zarara uğratılmayıp mallarını kaçırılmasının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
…/…
-2-
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; TTK.’nın 309. maddesinin şirketin 305, 306, 307 ve 308. maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava haklarının bulunduğu ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği hükmüne haiz olduğu, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklıların da açabileceği, somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talebin dolaylı zarar kapsamında kaldığı, dolaylı zarar durumunda alacaklıların da talepte bulunabilmesine karşın bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmalarının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.