YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16694
KARAR NO : 2014/6015
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 18.07.2013 tarih ve 2012/207-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çılmış mevduat hesabının davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi, doğru bilgi vermemesi ve yüksek faiz vaadleri ile kandırılarak hesaplarına aktarıldığını aslında paranın davalı banka tarafından kullanıldığını, bu durumun ceza yargılaması ile de açıklığa kavuştuğunu, davalı bankanın güven ve vekalet ilişkisini kötüye kullandığını ileri sürerek, 3.700.00 TL’nin 07/12/1999 tarihinden itibaren vade sonu olan 12/01/1999 tarihine kadar %84 faiziyle, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL’ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle en son devir alan davalı olan Ing Bank’tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
…/…
-2-
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından orumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilenşlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer’i müdahil vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 252,70 TL ilam harcından peşin alınan 54,95 TL’nin mahsubu ile bakiye 197,75 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,” bendinin hükümden çıkarılarak yerine ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasından “Davacı tarafından yatırılan 54,95 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” yazan bendin çıkarılması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.