YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11100
KARAR NO : 2014/33361
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kıdem tazminatı faizinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiği ve davalı aleyhine harca hükmedilip hükmedilemeyeceği yönlerinde toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı kanunun 14. maddesinin 11. fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer sebeplerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı sebebi ile kıdem tazminatına hak kazanıldığında faiz başlangıcı, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belgenin işverene tebliğ edildiği tarihtir. İşverene bu tür bir yazılı bildirim yapılmadığı takdirde faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, kıdem tazminatı için davacı işçinin emekli olduğu tarihten itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. Davacı işçi, malulen emeklilik nedeniyle aylığa hak kazandığı için iş akdini sona erdirdiğinden, malullük aylığı tahsis belgesini işverene bildirdiği tarihten itibaren faiz yürütülmelidir. Ancak davacı, buna ilişkin belgeyi işverene tebliğ ettirdiğini ispatlayamadığından kıdem tazminatına yürütülecek faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken fesih tarihinden başlatılması ve ayrıca davalı …’nün 2547 sayılı yasanın 56/a maddesi delaletiyle Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu düşünülmeden davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasındaki kıdem tazminatı alacağına ve harca ilişkin I ve III. paragraflarının çıkarılarak yerine;
“I- Davanın kabulüne, 6.734,65 TL kıdem tazminatının dava tarihi olan 22.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,”
“III- Davalı üniversite 2547 sayılı yasanın 56/a maddesi delaletiyle Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 147.45 TL harcın istek halinde davacıya iadesine” paragraflarının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.