Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5009 E. 2017/6275 K. 30.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5009
KARAR NO : 2017/6275
KARAR TARİHİ : 30.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için sanığın suçu kabul etmesi zorunlu değil ise de, sanığın bizzat pişmanlık göstererek zararı gidermesi gerektiği, sanığın son celsedeki beyanında; “atılı suçu kabul etmediğini, suça konu televizyonu müştekinin evinin bahçe kapısı önüne kendisinin bırakmadığını, kendisinin yararına yakınlarının da bıraktığını düşünmediğini, yakınlarından televizyonu bırakmaları yönünde herhangi bir istemde de bulunmadığını, gerçekten hırsızlık suçunu işleyenlerin bırakmış olabileceğini” söylemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, mahkemenin kabul ve uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “b-seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibarelerinin bulunduğu kısmın çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.