YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/641
KARAR NO : 2017/1050
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Hüküm : TCK’nın 292/1, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendiğinde;
Sanık … hakkında Kocaeli (Kapatılan) 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarih ve 2014/72 E. – 2014/266 K. sayılı kararıyla 27.12.2013 tarihli hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK’nın 292/1, 53, 58. maddeleri uyarınca hapis cezası verildiği, kararın sanık tarafından temyizi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama talep eden 13.06.2016 tarihli tebliğnamesi üzerine, Dairemizin 24.11.2016 tarih ve 2016/4994 – 2016/5996 sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin onama yönündeki bu kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, yargılamayı yapan yerel mahkemenin yargı çevresi içindeki ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan sanığın, duruşmada hazır edilmesi için ayrıca bir talepte bulunması gerekmediği, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulmasının Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile korunan savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, Dairemizin anılan eylemle ilgili olarak onama kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası gereğince yapılan incelemede;
İfadesinde suçlamayı kabul eden sanığın, duruşma tarihinden önce yakalanarak yargılama yapan Mahkeme tarafından beyanının alındığı, savunma sonrası dosyaya delil ibraz edilmediği, son celsede sanık aleyhine usuli işlem yapılmaksızın karar verilmesine göre savunma hakkının da kısıtlanmadığı, bu suretle doğal hakim ilkesinin ihlal edilmediği ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca davaların makul sürede tamamlanması gerektiği hususları dikkate alındığında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.