YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/534
KARAR NO : 2017/6280
KARAR TARİHİ : 30.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki cezaevinde başka bir suçtan hükümlü olan sanıklar … ile …’e duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediklerinin sorulduğu, sanıkların da savunmalarında duruşmalara katılmak istemediklerini 03.07.2014 tarihli duruşmada açıkça belirttikleri ve mahkemece sanıkların duruşmalardan bağışık tutulmaları yönünde karar verildiği gibi, temyiz dilekçelerinde bu konuya ilişkin herhangi bir itirazlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar … ile … yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama giderlerine ilişkin terkin işleminin temyiz aşamasındaki yargılama giderleri de gözetilerek infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
28.06.2014 tarihinde 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi ile “hükümlü adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, buna uymaması halinde kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği” düzenlemesi getirildiği halde, anılan düzenleme dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ile …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği hususunun ihtarına” ilişkin ibarelerin bulunduğu kısımların çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.