Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/18159 E. 2014/17139 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18159
KARAR NO : 2014/17139
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti

… ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 21.12.2012 gün ve 265/700 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … ve müşterekleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar …, … ve … dava konusu 485, 486 ve 490 parsel sayılı taşınmazların muristen intikal ettiğini, mirasçı …’in alacaklısı tarafından …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/621 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, 486 parselde iki adet ev olup, birinin davacı …’ye, diğerinin davacı …’a, yine bu parsel üzerinde bir adet su havuzu ve 50 adet muhtelif çeşitte ağaçların davacı …’a, 30 adet muhtelif çeşitte ağacın davacı …’ye ait olduğunu, 485 parsel üzerindeki 65 adet muhtelif çeşitteki ağaçların davacı …’e, 491 parselde bulunan ağaçlardan 40 adedinin davacı …’ye, 40 adedinin davacı …’a, 10 adedinin davacı …’e ait olduğu olduğunu açıklayarak dava konusu taşınmazlar üzerindeki belirtilen muhdesatların davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar …, …, …, …, … ve …, açılan davayı kısmen kabul etmediklerini, davacılardan … ve …’in oturmakta oldukları evlerin onlara ait olduğunu, davacı …’in aidiyetini istediği ev, muristen intikal etmiş ise de, ev ve havuzun davacı …’a ait olduğu iddasına da bir diyeceklerinin olmadığını, 485 parsel üzerindeki 65 adet meyve ağacının davacı …’e ait olduğunu açıklayarak bu iddaalara bir itirazlarının olmadığını fakat, davaya konu 486 ve 491 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ağaçların davacılara ait olduğunu kabul etmediklerini, bu ağaçların yetiştirilmesinde murisin katkısı olduğunu belirterek davanın kısmen reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Diğer davalılar … ve …’e dava dilekçesi usulune uygun olarak tebliğ edildiği halde, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile; …İli, …. İlçesi, …. Köyü 485 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda gösterilen 2 katlı evin ve aynı taşınmaz içersinde bulunan 2 nar, 4 keçi boynuzu, 6 zeytin, 12 badem ağacının davacı …’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, …İli, …. İlçesi, …. Köyü 486 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda G

harfi ile gösterilen kısımda bulunan 4 adet keçi boynuzu, 4 adet zeytin, 1 adet badem ağacının davacı …’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, …İli, …. İlçesi, …. Köyü 491 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda gösterilen 11 keçi boynuzu, 32 badem, 31 zeytin ağacının davacı …’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, …İli, …. İlçesi, …. Köyü 486 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda A harfi ile gösterilen bölümde bulunan altı ahır olan, 2 katlı evin, havuzun ve aynı taşınmaz içersinde bulunan 4 zeytin, 1 muşmula, 2 avakado, 4 narenciye, 7 bademin ve aynı parsel içersinde bulunan raporda D harfi ile gösterilen bölümdeki 12 badem ağacının davacı …’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, …İli, …. İlçesi, …. Köyü 486 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda B harfi ile gösterilen bölümde bulunan altı ahır olan, 2 katlı evin, ve aynı taşınmaz içersinde bulunan 12 zeytin, 7 badem ağacının, 4 keçi boynuzu ağacının, 2 dut ağacının, 1 kayısı ağacı ile aynı taşınmaz içersinde bulunan fen bilirkişisi raporunda E harfi ile gösterilen bölümdeki 6 zeytin, 2 badem ağacının davacı …’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, …İli, …. İlçesi, …. Köyü 486 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda C harfi ile gösterilen bölümde bulunan 31 badem ağacının, aynı raporda F harfi ile gösterilen bölümde bulunan 4 keçiboynuzu ve 2 zeytin ağacının Kemal Bilgin’e AİDİYETİNİN TESPİTİNE, alınması gerekli 9008,01 TL harçtan, peşin olarak alınan 133,65 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8874,36 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir olarak kaydedilmesine, davacılar tarafından yapılan 1153,35 TL yargılama giderinin, davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanıp takdir edilen 1.200 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, esas, harç ve yargılama giderleri yönünden bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre dava konusu muhdesatların davacılar …, … ve … tarafından meydana getirildiği anlaşıldığından, bir kısım davalıların bu muhdesatlar yönünden sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece, az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek anılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların

temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1. fıkrasının 1 nolu bendindeki ve 2. bendindeki “…. davacı …’e aidiyetinin tespitine”, 3. ve 4. bentlerdeki “… davacı …’e aidiyetinin tespitine”, 5. bentteki “… davacı …’e aidiyetinin tespitine” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla 1.fıkra 1 nolu bente ve 2. bente “….davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine…”, 3. ve 4. bentlere “….davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine…”, 5. bente “….davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine…” sözlerinin yazılıp eklenmesine, bir kısım davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile Yerel Mahkeme hükmünün HMK’nun 370/2. maddesi (1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
Hüküm fıkrasının Kemal Bilgin ile ilgili kısmının incelenmesinde; Kemal Bilgin’in dava tarihinde ölü olduğu ve mirasçılarının davalı sıfatı ile davada yer aldıkları, ancak mirasçıları tarafından da muhdesatın tespiti niteliğinde açılmış bir dava ve istekleri olmadığı halde; hüküm fıkrasında dava konusu 486 parsel üzerinde yer alan muhdesat niteliğindeki çeşitli meyve ağaçlarının Kemal Bilgin tarafından meydana getirildiğinin tepitine karar verilmesi HMK’nun 26. maddesine aykırı düşmektedir. HMK’nun 26. maddesi hükmüne göre; Mahkeme tarafların iddia, savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Hakim istekle bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Açıklanan nedenle, Mahkemece, …. Köyü 486 parsel üzerinde bulunan fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen 03/12/2012 hakim havale tarihli raporunda C harfi ile gösterilen bölümde bulunan 31 badem ağacının, aynı raporda F harfi ile gösterilen bölümde bulunan 4 keçiboynuzu ve 2 zeytin ağacının Kemal Bilgin’e aidiyetinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bir kısım davalıların harç ve vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükmün 2. fıkrasında 9.008,01 TL harcın hangi miktar yada değer üzerinden alındığı karar yerinde açıklanmamıştır. Anayasa’nın 141. maddesine göre mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Bundan ayrı, hüküm fıkrasında yer alması gereken hususlar HMK’nın 297. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Buna göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Davalıların bir kısmı; davacıların kendileri tarafından yapıldığının tespitini istedikleri evlerin davacılara ait olduğunu yine bir kısım meyve ağaçlarının davacılara ait olduğunu cevap dilekçesi ile kabul ettiklerine göre, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre değerlendime yapılması gerektiğinin gözardı edilmesi ve buna bağlı olarak yüksek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davalıların diğer yargılama giderine yönelik itirazları yerinde değildir.
Bir kısım davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.334,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılardan … ve müştereklerine iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.