YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15492
KARAR NO : 2017/4163
KARAR TARİHİ : 11.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan kurum vekilinin mühür bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebiyle ilgili yapılan incelemede;
Katılan kurum vekilinin 08/06/2015 tarihli dilekçe ile katılma ve temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, katılma kararının 5271 sayılı CMK’nın 243. maddesi gereğince hükümsüz kalması nedeniyle mühür bozma suçu yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE;
2-Sanığın karşılıksız yararlanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebiyle ilgili yapılan incelemede;
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilerek sanığa kurumun gerçek zararına ilişkin miktar da belirtilerek ödemesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verileceğine ilişkin usulüne uygun şekilde ihtarda bulunulmaması karşısında; karar sonrasında müşteki kurum vekilinin 08/06/2015 hakim havale tarihli dilekçe ile kurumun zararının karşılandığını bildirmesi nedeniyle sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 11/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.