YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6452
KARAR NO : 2017/7007
KARAR TARİHİ : 15.05.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, ilamda borçlu vekillerinin isim ve adresleri belirtilmesine rağmen icra emrinin ayrı kamu tüzelkişiliği bulunmayan … Devlet Hastanesi’ne tebliğ edildiğini belirterek icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, icra emri tebligatının borçlu kurumda evrak memuru olarak çalışan …’a 13/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usule bir aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HMK’nun 73, 81, 82, 83 Avukatlık Kanunu’nun 41., Tebligat Kanunu’nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur.
Ne var ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Şöyle ki; İİK’nun 76. maddesinde düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280) Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur.
Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılmadığı, TC … Devlet Hastanesi adına çıkarılan tebligatın evrak memuruna tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda icra emirlerinin asile tebliğ işlemi usulsüz olmayıp, süreler vekile tebliğ ile başlayacağından vekile de icra emri tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliği söz konusudur.
O halde Mahkemece, icra emrinin vekile tebliği suretiyle tebliğ işlemi eksikliğinin giderilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.