Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/5571 E. 2017/7368 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5571
KARAR NO : 2017/7368
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takip dayanağı ilamda müvekkilinin 95,10 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına rağmen icra emrinde 303 TL yargılama gideri talep edildiğini, ilamda gösterilmediği halde 31 TL yargılama gideri adı altında alacak talep edildiğini, ilama göre fazla mesai ücret alacağının 3.069,36 TL kısmına yasal faiz talep edilebilecekken mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmasının talep edildiğini ve uygulanan faiz oranlarının da icra emrinde belirtilmediğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmesi için verilen iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansının tamamının mahkeme veznesine depo ettirilmediği gerekçesiyle şikayetin gider avansı yatırılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılması için gerekli olduğu belirtilerek 26.05.2014 tarihli tensip zaptının 8. bendi ile borçlu tarafça yatırılması istenen avans, delil avansı niteliğindedir. Bu avansın yatırılmaması sadece o delile dayanmaktan vazgeçme sonucunu doğurur (HMK. Md. 324). Bu halde, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmamasının o delilden vazgeçilmiş sayılacağı anlamına geldiği değerlendirilerek şikayet dilekçesinde ileri sürülen ve bilirkişi incelemesi gerektirmeyen şikayet nedenleri üzerinde durulması, hasıl olacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi ücretinin gider avansı olduğundan yola çıkılarak şikayetin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.