Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/16675 E. 2017/7318 K. 18.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16675
KARAR NO : 2017/7318
KARAR TARİHİ : 18.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, alacaklı tarafça ilama aykırı olarak fazla alacak talebinde bulunulduğunu savunarak takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/392 esas, 2000/309 karar ve 4.7.2000 tarihli kararı ile … 3. İcra Müdürlüğü’nün 1999/1611 esas sayılı takip dosyasında 7.087.500.0000 TL tutarlı bono nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve takibe konu teşkil eden alacağın %40’ı oranındaki icra tazminatının davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmiştir.
İİK.nun 72 .maddesinin 5. fıkrası “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ” hükmünü içermektedir. (2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, 72 nci maddenin beşinci fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir)
Somut olayda, Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; seçenekli olarak hesap yapıldığı, (1) seçeneği ile; dayanak ilamla hükmedilen %40 oranındaki icra tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplandığı, (2 ) seçeneğinde ise; takip miktarı üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan Yasa maddesi gözetilerek bilirkişinin terditli raporunda, asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama (1 nolu hesaplama) nazara alınarak icra emrinin düzeltilmesi gerekirken; takip çıkış miktarı üzerinden yapılan hesaplamaya göre icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.