YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26214
KARAR NO : 2014/26706
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.04.2013 gün ve 2011/13136 Esas, 2013/12944 Karar sayılı kararı ile “davalı savunmasına göre davacı müşteriye ait unutulan ve işyerinde satışı olmayan bir ürünü başka bir müşteriye satmak amacıyla hileli işlemlerde bulunmuş olup, davacının kanıtlanan bu eylemi bütünüyle doğruluk ve bağlılığa aykırı nitelik taşımakta, bir zarar oluşmasına gerek bulunmadığı, işverenin haklı feshi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının mahkememizin 2009/219 E. Sayılı dava dosyasının da davacısı olan Mağaza sorumlusu yardımcısı olan …’e haber verdiği ve bu ürünü müşteriye sattığı parasını kasaya koyup mağazaya ait başka bir ürünü kasadan geçirerek satılmış gibi gösterdiği, dolayısıyla meydana gelen olayda davalı işverenin parasal yönden herhangi bir zararının bulunmadığı bu nedenle davacının eyleminin iş akdinin feshinde haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, … 2. İş Mahkemesinin 2013/534-2013/776 E.K. sayılı dosyasında davacının iş akdinin feshine gerekçe olarak gösterilen olayda, talimatı ile hareket ettiği amiri pozisyonundaki …’in aynı gerekçe ile iş akdine son verildiği, ancak bu davacı tarafından açılan davada Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 30/04/2013 tarih 2011/13137-2013/12945 E.K sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin yerel mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının reddedilerek bu dosyadaki fesih sebebi olarak dayanılan olay aynı olmasına rağmen mahkememiz dosyasındakinin aksine yerel mahkemenin feshin haksızlığına ve bildirimsiz yapıldığına ilişkin tespitinin yerinde olduğunun kabul edildiği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla Tetkik Hakimi … tarafından dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “davalı savunmasına göre davacı müşteriye ait unutulan ve işyerinde satışı olmayan bir ürünü başka bir müşteriye satmak amacıyla hileli işlemlerde bulunmuş olup, davacının kanıtlanan bu eylemi bütünüyle doğruluk ve bağlılığa aykırı nitelik taşımakta, bir zarar oluşmasına gerek bulunmadığı, işverenin haklı feshi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davacının mahkememizin 2009/219 E. Sayılı dava dosyasının da davacısı olan Mağaza sorumlusu yardımcısı olan…’e haber verdiği ve bu ürünü müşteriye sattığı parasını kasaya koyup mağazaya ait başka bir ürünü kasadan geçirerek satılmış gibi gösterdiği, dolayısıyla meydana gelen olayda davalı işverenin parasal yönden herhangi bir zararının bulunmadığı bu nedenle davacının eyleminin iş akdinin feshinde haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, … 2. İş Mahkemesinin 2013/534-2013/776 E.K. sayılı dosyasında davacının iş akdinin feshine gerekçe olarak gösterilen olayda, talimatı ile hareket ettiği amiri pozisyonundaki…’in aynı gerekçe ile iş akdine son verildiği, ancak bu davacı tarafından açılan davada Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 30/04/2013 tarih 2011/13137-2013/12945 E.K sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin yerel mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının reddedilerek bu dosyadaki fesih sebebi olarak dayanılan olay aynı olmasına rağmen mahkememiz dosyasındakinin aksine yerel mahkemenin feshin haksızlığına ve bildirimsiz yapıldığına ilişkin tespitinin yerinde olduğunun kabul edildiği” gerekçesi ile direnilmiş olup, davacı işçiye talimat veren amiri konumundaki işçinin kesinleşen kararı dikkate alındığında, direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,15.09.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.