YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2866
KARAR NO : 2017/6476
KARAR TARİHİ : 01.06.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2007 tarihli ve 2007/308 esas, 2007/580 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi yönündeki infaz savcılığının talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 20/12/2016 tarihli ve 2007/308 esas, 2007/580 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2017 tarihli ve 2017/55 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 18.03.2017 gün ve 94660652-105-07-1342-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.03.2017 gün ve 2017/20376 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun0ların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.10.2007 tarih, 2007/308 esas ve 2007/580 karar sayılı kararı ile sanık …’ın hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.10.2007 tarih, 2007/308 esas ve 2007/580 karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.02.2013 tarih, 2011/26256 esas ve 2013/2930 sayılı onama kararında da belirtildiği üzere, suça konu eşyaları bina içerisinden çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyması sebebiyle eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu bina içerisinde işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenmekle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2017 tarihli ve 2017/55 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.