Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/21207 E. 2014/22894 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21207
KARAR NO : 2014/22894
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 11/12/1992 tarihindee çalışmaya başladığını, bu şirketin işçisi olarak gibi kurumların temizlik işlerinde 13/04/2004 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihte Emekli Sandığındaki temizlik ihalesini kaybetmesi üzerine işyerinin yeni ihaleyi alan devredildiğini, müvekkilinin temizlik ihalesini alan farklı firmalar bünyesinde çalışmasını sürdürdüğünü, son olarak 01/01/2010 tarihinde temizlik ihalesini alan çalışmakta iken 09/04/2010 tarihinde emekli olmak amacı ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini, 2004/994 esas sayılı dosyası ile açılan davada müvekkilinin ihaleyi yeni alan şirket nezdinde ara vermeksizin çalışmasını sürdürdüğü ve bunun da işyerinin devri niteliğinde olduğunun belirlendiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, müvekkiline ve diğer çalışanlara çalıştığı dönemde işten çıkartma tehtidi ile bir kısım belgelerin imzalatıldığı ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .. vekili, davacının müvekkili şirkette kayıtlarında belirtilen süre ve ücretler ile çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sona erdirilmiş olması halinde müvekkili şirketin sadece davacıyı çalıştırdığı süre ve ücret ile sınırlı olmak üzere kıdem tazminatından sorumlu olacağını, davacının emekli olduğunu müvekkili şirkete bildirmediğinden müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … AŞ vekili, davacının, müvekkili şirkette 02/01/2011 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışma süresinin 1 yılın altında olması nedeni ile kıdem tazminatı ve yıllık izine hak kazanmasının mümkün olmadığını, hukuki bir işleme dayalı devir söz konusu olmadığından ihale yolu ile alt işverenlerin değişmesinin devir olarak değerlendirilemeyeceğinin, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı … temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığına ilişkin belgeleri dava tarihinden önce davalılara ibraz ettiğine dair bir belirleme dosya kapsamı itibariyle yapılamadığı için, kıdem tazminatında faiz başlangıcının dava tarihi yerine fesihten itibaren başlatılması hatalı ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın kıdem tazminatı ile ilgili (1.) bendinde yeralan “ akdin fesih tarihi olan 09.04.2010” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, “dava tarihi olan 16.04.2010” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılardan …’ne yükletilmesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.