Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/18150 E. 2014/22332 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18150
KARAR NO : 2014/22332
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin ücret, fazla mesai ve hafta tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davalıların birlikte işçilik alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.11.2013 gün ve Karar sayılı kararı ile “davalı firmasının şirketinin ana sözleşmesindeki alt yapı işini yaptırır şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında davalılar arasında yapılan ihale sözleşmesi ve ekleri nazara alındığında taraflar arasında belirli bir işin yapılıp teslim edilmesine ilişkin anahtar teslimi niteliğindeki bir eser sözleşmesi bulunduğu, davalı firması kamuya ait bir şirket olmadığından 4857 sayılı İş Kanunun 36. maddesinde düzenlenen ihale makamının sorumluluğuna ilişkin hükümler bu şirket hakkında uygulanamayacağı, davacının işvereninin diğer davalı … firması olup, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken asıl işveren olarak kabul edilerek davacının taleplerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “Yargıtay içtihatlarında anahtar teslimi işten bahsedilmesi için alt işverenin asıl işverenden aldığı işin, asıl işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşıması, iş yerindeki üretimle ilgisinin olmaması veya asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmaması, verilen işin asıl iş yada yardımcı iş niteliğinde olmayıp, başkaca bağımsız bir iş olması gerektiği, ana sözleşmesinde iştigal alanı davalı … Ltd. Şti. tarafından üstlenilen doğalgaz dağıtım ve servis hattı tesisi, imalatı, yapılması, kurulması vb. işleri kapsadığı ve bu durumda her iki davalı şirket arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “davalı firmasının şirketinin ana sözleşmesindeki alt yapı işini yaptırır şeklindeki düzenleme ile davalılar arasında yapılan ihale sözleşmesi ve ekleri nazara alındığında taraflar arasında belirli bir işin yapılıp teslim edilmesine ilişkin anahtar teslimi niteliğindeki bir eser sözleşmesi bulunduğu, davalı firması kamuya ait bir şirket olmadığından 4857 sayılı İş Kanunun 36. maddesinde düzenlenen ihale makamının sorumluluğuna ilişkin hükümler bu şirket hakkında uygulanamayacağı, davacının işvereninin diğer davalı … firması olup, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davalıaleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken asıl işveren olarak kabul edilerek davacının taleplerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 30.06.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.