Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/2218 E. 2017/4014 K. 10.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2218
KARAR NO : 2017/4014
KARAR TARİHİ : 10.04.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a) Tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun, katılanların yazlık evine hırsızlık amacıyla girdikten sonra evden çıkarken evi ateşe vermek suretiyle yangın çıkardığının ve böylece yakarak mala zarar verdiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 152/2-a maddesinin uygulanması suretiyle cezasında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Katılanların yazlık evini ateşe vermek suretiyle yangın çıkaran suça sürüklenen çocuğun kastının bir netice suçu olan yakarak mala zarar verme suçuna yönelik olduğu, dolayısıyla bir tehlike suçu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 170/1-a maddesinde tanımlanan ”genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçunun somut olayda unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve suça sürüklenen çocuğun işlediği konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı maddi bir zararın doğmadığı anlaşılmakla; sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, mahkemece herhangi bir değerlendirmenin yapılmaması,
d) Kabule göre de;
Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.