Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/17188 E. 2014/16404 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17188
KARAR NO : 2014/16404
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/22577 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Adıyaman 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/31 sayılı Talimat dosyasında yapılan 27.01.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun taşeron sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterdiğini, ancak hacizli malların bedelinin hak ediş kapsamında ödendiğini, sözleşmenin 31.01.2012 tarihinde karşılıklı feshedildiğini ve haciz mahallinde borçlu şirkete ait hiçbir mal kalmadığını, hatta borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davalı borçlu Şirketin üstlendiği işin yarısından fazlasını yaptığını, binanın yapımında kullanılan malzemenin tamamını temin ettiğini, davacı üçüncü kişi şirketin de yapılan işlemi eksiksiz kabul ederek DHMİ Genel Müdürlüğü’ne teslim ettiğini, üçüncü kişinin sunduğu delillerden taşeronluk bedelini peşinen ödedikleri yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davalı borçlu, adına çıkartılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı üçüncü kişi Şirketin haciz adresindeki havaalanı terminal binası inşaatının yüklenicisi olduğu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi A.Ş. ile yapılan 16.02.2011 tarihli sözleşme uyarınca inşaatı 18.02.2011’de teslim aldığı, haciz tarihi itibarı ile şantiye sahasında davacının zilyet olduğu, borçlunun ise üçüncü kişi ile

imzaladığı 11.07.2011 tarihli sözleşme uyarınca 21.02.2011 itibarı ile alt taşeron olarak aynı yerde çalışmaya başladığı, 09.10.2012’nin işin bitiş tarihi olarak kararlaştırıldığı, 31.01.2012’de karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin feshedildiği, hacizli profil boruları ile çelik kirişlerin borçlu tarafından imal edilip davacıya teslim edilmiş eşya niteliğinde bulunduğu, borçlu ve üçüncü kişi Şirketler arasında ortaklık yapısı ve faaliyet adresleri itibarı ile organik bağ bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi aşamasında nispi temyiz karar harcının yatırılmadığı tespit edilerek buna ilişkin eksikliğin giderilmesi için dosya yerel Mahkemesi’ne iade edilmiş, davalı alacaklı tarafın verilen kesin sürede belirlenen harç tutarını yatırmadığı görülmüştür.
Oysaki; dosyanın temyiz incelemesinin Dairemiz tarafından yapılabilmesi için HUMK’nun 434/2. maddesi, 10.05.1965 tarih, 1965/1 Esas, 1965/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı, 25.01.1985 gün 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ve HUMK’nun 434/3. maddesi uyarınca nispi temyiz karar harcı ile giderlerin 7 günlük kesin süre içinde tamamlanması gerekir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı alacaklı tarafın HUMK’nun 434/3. fıkrası uyarınca mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına ve bu nedenle temyiz isteğinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.