YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16185
KARAR NO : 2014/5150
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Taraflar arasında görülen davad verilen 05/11/2010 tarih ve 2009/243-2010/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurum tarafından da tanınmış marka kabul edilen “” ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ” ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın Değerlendirme Kurulu’nca reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nın 7/1-ı ve 8/4 maddeleri uyarınca dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek davalı 2009-M-3619 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince verilen kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile davacının “” esas unsurlu markaları arasında işaret benzerliğinin bulunduğu, ancak davalı başvurusunun kapsadığı “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” mallarının davacı markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerle benzerliğinin olmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin uygulanamayacağı, davacı markasının elektronik eşya sektöründe tanındığı, taraflara ait ürünlerin aynı yerlerde satılmayacağı, hedef kitlelerinin farklı olduğu, bu nedenle davacının haksız yararlanma imkanının bulunmadığı, davalı markalarının itibarının zarar görmeyeceği ve ayırdedici karakterinin zedelenmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
…/…
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.