Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7149 E. 2014/14199 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7149
KARAR NO : 2014/14199
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 10/10/2013 tarih ve 2012/88-2013/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “” markasını ilk kez 2000’li yıllarda yarattığını ve 29/06/2001 tarihinde 2001/12655 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin hizmet verdiği yere çok yakın bir yerde “” adında bir işletme açtığını, davalının müvekkili markası ile benzerlik gösteren ibareyi internet alan adı olarak da kullandığını, bu durumun müvekkili şirketin yıllardır kaliteli hizmet vererek oluşturduğu müşteri kitlesini rahatsız ettiğini ve müvekkilinin işletmesinin oluşturduğu imajı zedelediğini, davalının bu eylemlerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerek yazılı ve gerekse görsel olarak yapmış olduğu tanıtımlarla söz konusu markasına ciddi anlamda ekonomik bir değer kazandırdığını ve hitap ettiği kitle tarafından tanınan bir marka haline getirdiğini, davacıya ait ” markası ile müvekkiline ait ” markası arasında uzaktan yakından bir benzerlik bulunmadığını, her iki markanın gerek yazım karakteri, gerek logoda yer alan arka fon rengi ve gerekse markanın telaffuzu gibi esaslı unsurlar açısından tamamen farklılık arzettiğini, bu nedenle her iki marka açısından iltibasın mevcudiyeti söz konusu bile olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kelimesinin davacının tescillmarkasındaki esaslı unsur niteliğinde olan kelimesi ile gözde ve kulakta bıraktığı izlenim itibariyle benzer olduğu, davacının markasını kullandığı işletmenin markanın tescilli olduğu sınıftaki hizmet alanları ile davalının markasal kullanımındaki hizmet alanının aynı veya benzer hizmet olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının 2001/12655 sayılı markasına davalının ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref’ine, adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.