Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/10408 E. 2014/31387 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10408
KARAR NO : 2014/31387
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’in davacı şirkete ait hastanede yatarak tedavi gördüğünü, hastane tedavi giderleri için diğer davalı …’in kefil olduğunu, 27.993,60 TL tutarındaki tedavi giderinin 10.000 TL’sinin ödendiğini, bakiye bedelin ödenmediğini tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibe 16.745,00 TL asıl alacak ve 412,89 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin 2014/10408-2014/31387
edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacağın dayanağının tedavi giderleri olarak gösterildiği ve tedavi giderlerinin nelerden ibaret olduğu davacı tarafından belirtilmediğinden alacağın likit olduğundan söz edilemez. O halde mahkemece tedavi giderlerinin tespitinin yargılamayı gerektirmesi sebebi ile davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasındaki “asıl alacak tutarı olan 16.745,00 TL’nin %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin silinerek yerine “davacı tarafın tazminat talebinin reddine” cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 293,05 TL harcın istek halinde iadesine, 15.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.