YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/30594
KARAR NO : 2017/7664
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait fabrikada 01.04.1994 tarihinden bu yana Liman Müdürlüğünde gemi kaptanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence ülkedeki ekonomik kriz ve çelik sektörünün içinde bulunduğu sıkıntı nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, demir çelik sektöründe daralma iddiasının doğru olmadığını, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını ifade ederek, feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesi sona eren davacıya haklarının ödendiğini, davacının ibraname ve feragatname imzaladığını, bu belgelerde özel hakem şartının bulunduğunu, feshin sebebinin çelik sektörünün içinde bulunduğu kriz olduğunu, bu çerçevede şirket yönetim kurulu toplantısında karar alındığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işe iade davası açma şartlarının oluştuğu, iş sözleşmesi işveren tarafından ‘ekonomik kriz ve çelik sektöründeki daralma sebebiyle yeniden yapılanma ve kadro daralması’ gerekçesi ile feshedilmiş ise de, bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 2014 ve 2015 yıllarındaki karlılık durumu gözetildiğinde, fesih gerekçesinin fiili durumla örtüşmediği, ayrıca %20 oranında işçi tenkisatına ilişkin 30.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararına göre işten çıkartılacak personelin seçiminde herhangi bir seçim kriteri belirlenmediği, feshin son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı belirlenirken, açıkça deniz taşıma işlerinde çalışanların bu Kanun kapsamında bulunmayacakları kararlaştırılmıştır. Basın çalışanları, özel kanun olan Basın İş Kanunu’nun 6. maddesi yollaması ile, iş güvencesi hükümlerine tabi iken, Deniz İş Kanunu’nda bu yönde bir düzenleme yoktur. Böylece, Deniz İş Kanunu kapsamında gemiadamının iş güvencesi hükümlerine tabi olması mümkün değildir.
Davacı davalıya ait işyerinde “gemi kaptanı” olarak görev yaptığını ileri sürmüştür. Dosya içindeki iç yazışmada, davacının formen olarak görev yapmakta iken, liman (barge) gemi kaptanlığı kadrosuna geçirilmesinin uygun olacağının belirtildiği, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinde işçinin işini yapacağı yerin “liman”, işin ise “gemi kaptanı” olarak kararlaştırıldığı, aynı şekilde 01.10.2011 tarihli işe giriş bildirgesinde de meslek adının “gemici” olduğu anlaşılmaktadır.
Deniz İş Kanunu’nun 2. maddesinde, gemiadamının tarifi yapılmış, 1. maddesinde ise hangi gemiadamlarının Kanun kapsamında sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalıya ait işyerinde, Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesi kapsamında sayılan bir gemide çalışıp çalışmadığı ve gemide çalışmış ise yaptığı işin deniz taşıma işi olup olmadığı, böylece davacının 4857 sayılı İş Kanunu ve iş güvencesi kapsamında olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmaksızın, davanın esasına yönelik olarak karar verilmesi hatalıdır.
Somut olayda, iş güvencesi koşulları bakımından ise; fesih tarihi itibariyle otuz işçi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, işverence ‘işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler’ kapsamında bildirilen fesih sebebinin geçerli olup olmadığı, usulüne uygun bir işletmesel karar bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin ülkede etkili olan ekonomik kriz ve çelik sektörünün içinde bulunduğu sıkıntı ve sektörde meydana gelen daralma nedeniyle yeniden yapılanma ve kadro daralması nedeniyle feshedildiğini savunmuştur.
4857 sayılı Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenen geçerli sebeplerden biri ‘işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler’ dir. İşveren, bu sebepler ortaya çıktığında, yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. İş sözleşmesini feshetmek, bu kararlardan biridir.
İşverenin iş sözleşmesini, işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle feshinde mutlaka bir işletmesel kararın varlığı aranmalıdır. Bu işletmesel kararın yerindeliği denetlenemez ise de, İş Kanunu’nun 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükünün işverene ait olduğu göz önüne alındığında, işverenin fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, kararı tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlaması gerekir.
Böylece feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde; öncelikle işletmesel kararın varlığı tespit edilmeli, daha sonra işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve son olarak işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, davacı işçi 1994 yılında bu yana davalı…Gemi Kiralama ve İşletmeciliği A.Ş.’ye ait işyerinde çalıştığını ileri sürmektedir. Dosya içinde bulunan kayıtlar incelendiğinde, 07.05.2008 tarihli iş sözleşmesinde, 30.05.1994 ve 07.05.2008 tarihli işe giriş bildirgelerinde işverenin …Çelik San ve Tur Tic. A.Ş. olduğu; 01.10.2011 tarihli iş sözleşmesinde, aynı tarihli işe giriş bildirgesinde ve 31.12.2015 tarihli işten ayrılış bildirgesinde ise işverenin…Gemi Kiralama Kiralama ve İşletmeciliği A.Ş. olduğu görülmektedir. Ayrıca 24.12.2015 tarihli fesih bildiriminin başlığında …Gemi Kiralama Kiralama ve İşletmeciliği A.Ş.’nin ünvanı yer almasına rağmen, metnin altında … San ve Tur Tic. A.Ş. kaşesinin ve imzasının yer aldığı, aynı durumun kıdem tazminatı bordrosu için de söz konusu olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan, davalı işveren, davalı şirketin bağlı olduğu …Holding Yönetim Kurulunda ve diğer bağlı şirketlerin yönetim kurulu toplantılarında sektördeki krize ilişkin tedbir niteliğinde kararlar alındığını, işçi tenkisatına gidildiğini ileri sürerek, dosyaya dava dışı bazı şirketlere ait yönetim kurulu kararları sunmuştur. Bu kararlarda davalı şirketin adı yer almamaktadır. Dosya içinde, davalı işveren tarafından alınmış bir işletmesel karara rastlanmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı şirket ile dava dışı … Tur. San. ve Tic. A.Ş. ile diğer şirketler arasında bir bağ olup olmadığı, varsa, ne tür bir bağ olduğu, davacının çalışması yönünden bu şirketler arasında birlikte istihdam, işçi devri, işyeri devri veya alt işverenlik ilişkisi gibi olguların bulunup bulunmadığı tespit edilerek; ulaşılacak sonuca göre öncelikle fesih tarihi itibariyle dava şartı olan otuz işçi ölçütünün gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli, şayet bu şart gerçekleşmiş ise; feshin davalı şirket tarafından alınmış bir işletmesel karara dayanıp dayanmadığı, dosyaya sunulan işletmesel kararların davalı şirketi kapsayıp kapsamadığı belirlendikten sonra, bu işletmesel karar kapsamında kaç işçinin işten çıkartıldığı, işyerinde ne türlü bir daralmaya gidildiği, bu durumun davacının çalıştığı bölüme ve davacının pozisyonuna etkileri, davacının çalıştığı birimin kapatılıp kapatılmadığı veya kadrosunun ortada kaldırılıp kaldırılmadığı yönünden işletmesel kararın tutarlı uygulanıp uygulanmadığı tespit edilmeli, şayet istihdam fazlası olduğu belirlenirse, davacının diğer bölümlerde veya başka işyerinde değerlendirilme olanağının bulunup bulunmadığı hususları açıkça saptandıktan sonra, bütün bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar tesis edilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.