Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/816 E. 2014/8444 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/816
KARAR NO : 2014/8444
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 tarih ve 2012/24-2013/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 1999 tarihinden itibaren davalının acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak 12.12.2011 tarihinde davalıdan kaynaklanan sebeplerden dolayı sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, davalının kendi geliştirdiği bir iş modeline göre mevzuatlarındaki acenteye dair hükümleri tanımadan, kendi dayattığı mevzuat çerçevesinde ve tamamıyla sigorta şirketinin keyfi dayatmaları ile faaliyette bulunma veya acentelik sözleşmesini sona erdirme tercihi arasında bırakıldığını, baskı ve tek taraflı dayatma ile imzalattığı sözleşmeden sonra uygulamaya konulan bu yoğun baskı ve yıldırma politikası sonucu birçok acente ve yöneticinin sigorta şirketi ile sözleşmelerini sona erdirdiğini, 2009 yılında diğer acenteler gibi müvekkilinin de haksız olan sözleşmeyi imzalama veya işten çıkarılma seçeneği ile baskı sonucu sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, davalının baskıları sonucu müvekkilinin çalışma hayatı, motivasyonu, iş yapma ortamının tamamen ortadan kaldırıldığını, bunun üzerine müvekkilinin davalıya gönderdiği fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek müvekkilinin sözleşmeyi haklı şekilde feshettiğinin tespiti ile belirlenecek acente portföy tazminatından şimdilik 500 TL’nin davalıdan tahsilini, acente portföy tazminatına hükmedilmediği takdirde uğradığı kazanç kayıplarına karşın hakkaniyetli bir tazminatın tespiti ile şimdilik 500 TL’nin tahsilini, birim ve şube amirleri için yapılan kesintilerin tespiti ile şimdilik 500 TL’nin davalıdan tahsilini, acente komisyonlarından iletişim, kira vs. gider adı altında haksız kesilen bedelin tespiti ile şimdilik 500 TL’nin tahsili, acenta komisyonlarından tek taraflı olarak 2007-2009 arası yapılan kesintilerin tespiti ile şimdilik 500 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı 1999 yılından itibaren davalının yetkili acentesi olduğu, 2009 yılında da yine davalı ile yeni bir acente sözleşmesi imzaladığı, her ne kadar davacı tarafça 2009 yılında imzalanmış sözleşmenin baskı altında imzalandığı öne sürmekte ise de davacının 2009 yılından 2011 yılına değin sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiğinin anlaşıldığı, bu sözleşmenin baskı altında yapıldığına ilişkin ayrıca bir delil ibraz edilmediği, sözleşmenin şekil şartlarına haiz olduğu, davacının sözleşme süresi içinde içinde acentelik kavramı niteliğinden doğan ücret isteme hakkı, hapis hakkı gibi haklarını da kullanmadığı, davacının sözleşme hükümlerine uygun acente komisyonu aldığı ve davalı tarafın bu komisyonlardan haksız kesinti yaptığının ispat edilemediği, öte yandan sözleşme hükümlerine aykırı davranışa ilişkin yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge dahi ibraz edilmediği için tanık da dinlenilemeyeceği, davalı kurumunun sözleşme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine ilişkin ispat yükümlülüğünü davacının yerine getiremediği, bu nedenle de davacının sözleşmeyi haksız feshettiği kanaati ile pörtföy tazminatı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.