YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13845
KARAR NO : 2017/2549
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve uzlaşma kapsamı dışına çıkacağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun cezasından etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin TCK’nın 168/1. maddesi yerine 168/2. maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak, anılan Yasanın 31/3. maddesinin, 168. maddesinden sonra uygulanması; sonuca etkili olmadığından, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden önce kasıtlı suçtan verilen hapis cezası mahkumiyeti bulunması itibariyle koşulları oluşmayan TCK’nın 50/3. maddesi uygulanarak, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu olduğu gerekçesiyle adli para cezasına çevrilmesi, karşı temyiz olmadığından, uygulamaya göre de; hükmedilen adli para cezası TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilirken, taksit aralığının gösterilmemesi, infazda “birer ay” olarak uygulanabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında uygulama yapılırken TCK’nın 141/1 ve 143. maddesi ile verilen 1 yıl 2 ay hapis cezasının, aynı Kanunun 168. maddesi gereğince 2/3 oranında indirilmesi sırasında, 4 ay 20 gün yerine 7 ay olarak tayin edilmesi, bu ceza üzerinden de TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapıldığı sırada 3 ay 3 gün yerine hesap hatası sonucu 4 ay 20 hapis cezasına, bu ceza üzerinden de TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 TL adli para cezası yerine, 2.800,00 TL adli para cezası hükmedilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın 168 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “7 ay” ibaresinin çıkarılarak, yerine “4 ay 20 gün” TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “4 ay 20 gün” ibaresinin çıkarılarak, yerine “3 ay 3 gün” ve 50/1-a ve 52/2. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “2.800,00 TL adli para cezası” ibaresinin çıkarılarak, yerine “1.860,00TL adli para cezası” ibarelerinin yazılması ile sonuç cezanın “1.860,00TL adli para cezası” olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.