YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16487
KARAR NO : 2017/7962
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının başka bir işte çalışmak için iş akdini feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının Nisan-Eylül arasında sezon dönemi dışında fazla çalışma yapmadığı, sezon döneminde ise 08.00-24.00 saatleri arasındaki 16 saatlik süre içinde 15.30-18.30 saatleri arasındaki 3 saatlik sürede çalışmadığı, 13 saatlik süre içinde ise Yargıtay kararlarına göre 2 saatlik ara dinlenmesi yaptığı kabul edilerek davacının günde 11 saat çalıştığı, haftanın 6 günü 66 saat çalışan davacının 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmasına karşın Mahkemece, davacının tanık beyanları ile Nisan-Eylül ayları arasındaki dönemler itibariyle 6 aylık fazla mesai çalışmasını delillendirdiği, bilirkişinin ise sezon dönemi olan Nisan-Eylül döneminde yapılan fazla çalışmayı tüm yıl itibariyle dikkate aldığından bahisle, bilirkişinin hesaplamasından re’sen 6 aylık dönem dışlanmak suretiyle re’sen hesaplama yaptığı anlaşılmaktadır. Fazla mesai alacağı bilirkişi raporunda Nisan-Eylül ayları arasındaki dönem için hesaplanmışken, hesaplamanın tüm dönem için yapıldığından bahisle Mahkemece yeniden 6 aylık dönemin dışlanması hatalı olup bozma sebebidir.
Ayrıca, fazla çalışmanın uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda takdiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Davacının hastalık, izin veya mazeret izni gibi sebeplerle çalışamadığı günler olabileceği dikkate alınmaksızın, söz konusu alacaklardan indirim yapılması doğru ise de yapılan işin niteliğine göre 1/2 oranındaki indirim oranı yüksek olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 06.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.