Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6964 E. 2014/13918 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6964
KARAR NO : 2014/13918
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/267-2013/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ibaresinin marka olarak tescili amacıyla davalı yaptığı başvuruya davalı şirket tarafından “” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın tarafından kabul edilerek başvurularının iptal edildiğini, oysa davacı başvurusu ile davalı markalarının benzer olmadığını, gerek görsel ve gerek fonetik açıdan farklılıklar olduğunu, asıl unsurun “” kelimesi olup bu markanın da tanınmış marka olduğunu, dava konusu kararında, davalı şirket tarafından itiraza mesnet yapılmayan ve üstelik davalı şirkete ait olmayan markaların değerlendirmeye tabi tutulduğunu ileri sürerek kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının başvurusu ile davalının itiraza ve redde dayanak alınan markaları arasında ortalama tüketici algısı itibariyle, işitsel, görsel ve kavramsal olarak en azından bağlantı bulunduğu yanılgısına yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu, öte yandan, davalının “” ibareli markalarının KHK’nın 8/4 hükmü anlamında tanınmış oldukları, dolayısıyla davalının anılan markalarının bu tanınmışlığının da iltibas ihtimalini artıran bir unsur olduğu gibi, başvurunun haksız yarar elde edebileceği, davalının tanınmış markalarının ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği, bu itibarla dava konusu kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.