YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15132
KARAR NO : 2014/5116
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 18/07/2013 tarih ve 2012/132-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan istenildiği her an geri alınabileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği taahhütleriyle para tahsil ettiklerini, davalılar tarafından müvekkili davacıdan para tahsil edilen tarihte yürürlükte olan Bankalar Kanunu hükümlerinin ihlal edildiğini, davalılarca yapılan işlemlerin ortaklık ve hisse senedi satımı ve arzıyla alakasının olmadığını, mevzuata aykırı bir şekilde para toplama faaliyeti olduğunu, müvekkili davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin zararlarından davalı …’ın da diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinden alınan 4.000,85 Euro’nun davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar . vekili, davacının iradesi doğrultusunda müvekkili şirkete ortak olduğunu ve ortaklık payının şirket defterine kaydedilerek ortak sıfatını kazandığını, taraflar arasında kurulmuş bir borç ya da kredi sözleşmesi bulunmadığını, ayrıca iddia edilen alacağın daha önce Alman mahkemesinde dava konusu edildiği ve buna ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacı iddialarının soyut olduğunu savunarak, müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hem hem de aynı alacakla ilgili dava açıldığı, aksine ynı tarih ve aynı miktarı içeren başka bir belgeye dayalı olarak dava açıldığının, talebin mükerrer olmadığını ispat yükünün davacıda olduğu, HMK’nın 219. ve
…/…
-2-
220. maddeleri gereğince elinde olan belgeyi ibraz zorunda olan davacıya bu maddeler gereğince kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları hatırlatılmış olmasına karşılık belgenin ibraz edilmediği, ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret de gösterilmediği, belgenin bulunmadığı da inkar edilmediğinden yemin teklifine gerek görülmeksizin süresinde belgeyi ibraz etmeyen davacının aynı belgeye dayalı olarak hem hem de Türk Mahkemelerinde alacak talebinde bulunduğu, talebin mükerrer olduğu, verilen tahsil kararının 18/09/2012 tarihli ilamı ile tenfizine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.