Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2017/1010 E. 2017/3752 K. 11.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1010
KARAR NO : 2017/3752
KARAR TARİHİ : 11.04.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, Terör örgütü propagandası yapmak
Hüküm : 1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/6-2. cümle, 62, 53, 58/9. maddeleri, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet,
2- Silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/2, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/2130 E., 2015/5092 K. sayılı kararı ile kamu görevlisini yaralamaya teşebbüs suçundan açılan dava hakkında bir karar verilmediği belirlenmesine rağmen bir hüküm kurulmadığı görülmüş ise de … hakkında, kamu görevlisini yaralamaya teşebbüs suçundan açılan davaya ilişkin olarak zaman aşımı süresi dolmuş bulunduğundan, zaman aşımı nedeniyle her zaman düşme kararı verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar hakkında silahlı terör örgütü propagandasını yapmak suçuna ilişkin
verilen karara yönelik yapılan incelemede; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlar anılan maddenin 4. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası 2. cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde ve itiraza tabi olduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna yönelik verilen mahkumiyet kararına ilişkin yapılan incelemede;
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklarının suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Gerekçeli karar başlığında suç adının “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” yerine “Silahlı terör örgütüne üye olma” olarak yazılması, bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli karar başlığından “Silahlı terör örgütüne üye olma” suç adının çıkartılarak yerine “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” olarak yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.