Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/35275 E. 2014/31526 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35275
KARAR NO : 2014/31526
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu krediler sebebiyle kesintiler yapıldığını, yapılmış olan bu kesintilerin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan kesintiler için şimdilik 1.300 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.06.2014 tarihinde ıslahla talebini 5.609,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve 5.609,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 04.10.2013 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1300,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 05.06.2014 tarihli celsede talebini ıslah suretiyle arttırarak, toplam 5.609,00 TL’ye çıkartmıştır. Mahkemece alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi(eski BK 101/son) uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi 2014/35275-31526
bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, her ne kadar dava tarihinden evvel davalıya ihtarda bulunmuş ise de; söz konusu ihtar usulüne uygun olmadığından dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarın varlığından söz edilemez. Öte yandan eldeki davada kısmi ıslah söz konusu olup, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağın 1300 TL’lik kısmına dava tarihinden, 4309 TL’sine ıslah tarihi olan 05.06.2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Davanın kabulü ile, 5.609,00TL’nin, 1.300,00 TL’lık kısmına dava, bakiyesine ise ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.