Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10917 E. 2014/14444 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10917
KARAR NO : 2014/14444
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 18/12/2012 tarih ve 2011/37-2012/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2002 yılından bu yana inşaat sektörü ile iştigal ettiğini, aynı zamanda inşaat sektöründe faaliyet gösteren kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkilinin inşaat sektöründe kullanmakta olduğu markasını 28.04.2005 tarihinden itibarennezdinde kendi adına tescil ettirdiğini,markası inşaat alanında halen müvekkili adına tescilli olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile davalı şirketin müvekkilinin tescilli ve tanınmış ‘ markasını kullanması ile oluşan marka hakkına tecavüzün tespitine, tespit edilen marka tecavüzü durumunun önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, davalı şirketin ticari ünvanından ”ibaresinin terkinine, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine müteakip masrafları davalıdan alınarak çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazeteden birinde hükmün yayınlanmasına karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf her ne kadar marka olarak kullansa da davalı kullanımının markasal kullanıma ilişkin olmayıp öncelikle ticari unvan kullanıma ilişkin olduğundan yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararda dahili davalı olarak gösterilen şirketlerin esasen fer’i müdahil olması nedeniyle karar başlığında bahsi geçen şekilde yer almaları isabetli olmamakla birlikte bu durumun neticeye etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.