Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15475 E. 2014/4587 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15475
KARAR NO : 2014/4587
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/279-2013/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından
…/…
-2-

düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabı bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin banka sahiplerinden aldıkları talimat ve prim vaadiyle aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle hesaplarındaki paraların hesabına yatırıldığını, bankanı devredilmesi nedeniyle parasını geri alamadığını ileri sürerek, 4.706,00 TL’nin 20.12.1999 tarihinden itibaren davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılında banka personelinin banka sahiplerinden aldıkları talimat ve prim vadiyle aldatıcı ve kasti yönlendirmesi ile hesabındaki paraların esabına yatırıldığını, müvekkilinin parasını alamaması üzerine nolu dosyası ile dava açıklarını , bu dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre , müvekkili …’ın 15.000 alacağı olduğunun saptandığını belirterek, 15.000 hesabın açıldığı tarihten itibaren faizleri ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanıne TTK’nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, asıl davada davacının TL üzerinden açılmış hesabının bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar aleyhinde açılan davanın, HMK’nın 150/5 md. gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise 15.000,00 DM karşılığı 7.669,38 EURO’nun 01/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devrolunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan
…/…
-3-

sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devralan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen devredile işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve fer’i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının birleşen davaya ilişkin 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ”Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına”, ibaresinin eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fer’i müdahil harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.