YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9223
KARAR NO : 2014/16693
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : … 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada … 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/02/2014 tarih ve 2013/177-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 02.05.1989 tarihinden itibaren bilgisayar yazılımı sektöründe faaliyette bulunduğunu ve “…..” ibaresini marka, ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullandığını, davalının da aynı sektörde aynı ibareyi ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği gibi emtialarının üzerinde de bu ibareye yer verdiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet ve müvekkiline ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesini, davalının ticaret unvanından “……..” ibaresinin silinmesini, (5.000) YTL maddi ve (5.000) YTL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre davacının markası ile davalının tescilsiz markasının farklı olduğu, karıştırmanın sözkonusu olmadığı, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri sebebiyle davacının dava konusu markanın davalı tarafından kullanıldığından haberdar olması gerektiği, davalının tescilsiz markasını davadan önce yirmi yıl boyunca kullanması sebebiyle talebinin hak düşümüne uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının uyuşmazlık konusu “……” ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu savunmuş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.