Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2845 E. 2014/9128 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2845
KARAR NO : 2014/9128
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/10/2013 tarih ve 2013/182-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 30.06.2011 tarihli sözleşme ile davalı şirketlerin işveren vekili-yetkilisi ve genel müdürü olarak tayin edildiğini, davalı anonim şirketlerin 30.06.2011 tarihli müşterek Genel Müdürlük Sözleşmesini feshederek, vekil edeninin işine son verdiklerini ancak T.T.K. 375/d maddesi uyarınca müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmalarının yönetim kurulu kararı olmadan olanaksız bulunduğunu, bu yetkinin yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri içinde bulunduğunu ileri sürerek söz konusu sözleşmenin yönetim kurulu kararı olmaksızın feshedilemeyeceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, görev ve yetki itirazında bulunmuş, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, iş akdinin feshi için yönetim kurulu kararına ihtiyaç olmadığını, … 375/d maddesinin somut olaya uygulanmasının olanaklı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında doğrudan doğruya iş akdinin varolduğunun yargı kararıyla sabit olup, davacının iş akdiyle göreve getirildiği ve usulüne uygun fesihle işine son verildiği, feshin yerinde olup olmadığının İş Mahkemesince tartışılması gerektiği, iş akdiyle göreve getirilenlerin iş akitlerinin sona erdirilmesinin yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayılmadığı, … 375/d maddesinin uygulanması koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işveren vekili-yetkilisi ve genel müdürü ünvanıyla çalışan davacının, davalı şirketler tarafından geçerli ve yasaya uygun bir yönetim kurulu kararı olmaksızın işine son verildiğinin tespiti davası olup; mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde herhangi bir alacak talebinde bulunmamış olup sadece sözleşmesinin Yönetim Kurulu kararı olmaksızın feshedilemeyeceğinin tespiti talebinde bulunmuştur. Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır. Somut olayda, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HMK 106. madde hükmünün uygulanma şartları gerçekleşmemiş olup, davacının eda davası açılmadan tespit davası açmakta hukuki yararı da yoktur. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, gerekçe değiştirilerek hükmün açıklanan bu değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.