Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8874 E. 2014/16824 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8874
KARAR NO : 2014/16824
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2014 tarih ve 2014/27-2014/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile ….. 1/2 hisseli iki kurucu ortağı olduğunu, 29.06.2001 tarihinden şirket müdürü olarak davalı …’ın münferiden yetkili ve sorumlu kılındığını, davalının bu tarihten sonra yetki ve görevlerini kötüye kullandığını, kendisine haksız menfaat elde ettiğini, şirket ile benzer faaliyet alanında ticari faaliyet yürüten davalının haksız rekabet yasağını ihlal ederek şirketi ve müvekkilini de ayrıca zarara uğrattığını, bu süreçte şirketin diğer ortağı olan müvekkiline şirket ile ilgili hiç bir bilgi ve belgeyi sunmadığını, tek başına 12.03.2003 tarihinde karar alarak şirkete ait arsa ve binayı düşük bedelle muvazaalı olarak akrabasına sattığını, ortaklık hak ve yetkilerini kullandırtmayan ve genel kurul toplantılarını yapmayan davalının yaptığı usulsüz işlem ve kararlardan müvekkilinin ancak 16.02.2005 tarihinden sonra haberdar olduğunu ileri sürerek, şirketin ve müvekkilinin uğradığı 400.000 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da şirket yönetimi münferiden müvekkiline devredildiği tarihte davacının fiilen yönetimde bulunduğu dönemden kalan yüksek borç bulunduğunu, alınan karar ve yapılan işlemlerle şirket borcunun kapatıldığını, şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanınMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının şirketin feshine ilişkin dava dilekçesinde şirkete ait taşınmazın satışından bahsetmiş ise de, bu davadan önce gönderdiği ihtarnamede taşınmaz satışından bahsetmediğinden davacının şirketin feshi davasının dava tarihi itibariyle taşınmazın satışından haberdar olduğunun kabulü ile zamanaşımı def’inin reddi gerektiği, davalının tek başına imza yetkisine sahip olmakla birlikte dava dışı şirkete ait olağanüstü kararları diğer ortağa haber vermeden tek başına aldığı, diğer ortak adına atılan bazı imzaların davacı ortağa ait olmadığının tespit edildiği, dava dışı şirketin defter ve belgeleri mevcut olmadığından şirketin hesaplarının incelenmesinin mümkün olmadığı, mevcut belgelere göre davalının dava dışı şirketin ana taşınmazı olan arsa ve yapıları satarak şirketi 366,607,32 TL zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 366.607,32 TL’nin faiziyle davalıdan alınarak şirkete verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve şirketin ihyasının kararın icrası aşamasında gözetilecek olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 19.598,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.