YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18117
KARAR NO : 2014/5890
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2013/158-2013/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sinan İcık tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.01.2012 tarihinde davalının seferi ile işlemini yaptırarak icra takibine konu valizini sağlam ve tam olarak teslim edip uçağa bindiğini, valizini almak içinvaliz bandına geldiğinde valizinin tanınmaz halde olduğunu gördüğünü, yetkililerin huzurunda bantlar sökülerek açılan valizin içinden icra takibi ekinde sıralanan eşyalarının çalındığının anlaşıldığını, müvekkilinin valizinin onarılamaz şekilde hasar gördüğünü, valiz tahmini bedelini, İtalya’dan satın alınan ve çalınan eşyaların adları ve satış fişleri ile diğer çalınan eşyaların listesini ekleyerek davalıya e-posta yoluyla başvuruda bulunduğunu, davalıdan olumlu yanıt alamaması üzerine takibe başlandığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, davalının %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Montreal Konvansiyon’un 22.2 maddesine göre, kontrol edilmiş bagajın taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, yolcu bagajın ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde, ilave bir ödeme yapılmadığı müddetçe taşıyıcının sorumluluğunun her bir yolcu için ile sınırlandırıldığını, bu miktarın üst sınır olduğunu, müvekkilinin bu sınır dahilinde sadece değerini fiş, fatura gibi ispat vesikaları ile ispat ettiği ölçüde tazminata hak kazanacağını, bagajında var olduğunu iddia ettiği bir kısım eşyaların değerine ilişkin 300,45 Euro’luk 4 adet fiş ibraz ettiğini, bunun dışında bagajında olup çalındığını iddia ettiği eşyaların değerine ilişkin herhangi fiş fatura veya benzeri herhangi bir ispat vesikası sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nin 785,786 maddeleriyle BK’nun 42. maddesi uyarınca yapılan hesaplamaya göre davalının sorumluluğunun karşılığı olan 2.721,30 TL olarak tespit edildiği, davacının talebinin ise 2.183,42 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile
…/…
-2-
2.183,42 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren yıllık %17,75’i geçmeyecek şekile yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 112,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.