Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/1483 E. 2017/3665 K. 25.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1483
KARAR NO : 2017/3665
KARAR TARİHİ : 25.04.2017

Marka hakkına tecavüz suçundan şüpheli … Fotoğrafçılık Baskı … Ltd. Şti. yetkilisi hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/05/2016 tarihli ve 2016/7527 soruşturma, 2016/4913 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Manisa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/08/2016 tarihli ve 2016/1512 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 25/01/2017 gün ve 14736 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2017 gün ve KYB. 2017 / 6743 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şüphelinin işyerinde müşteki firmanın tescilli markasını birebir alıp kullanarak müşteki şirketin marka haklarının ihlal edildiği iddiası ile şikayet dilekçesi verilmiş olduğu, ancak şüpheliye ait işyerinde arama el koyma talebinin reddine karar verilmesi üzerine ifadesi dahi alınmadan üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, şüphelinin dükkanında 15/05/2016 tarihinde yapılan alışverişte müşteki Beşiktaş Sportif Ürünler San. ve Tic. A.Ş adına tescilli marka ve logoların kullanıldığı fotoğraf çerçevesinin alındığının anlaşılması karşısında, ibraz edilen delillerin 28/01/2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5833 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kararnamede Değişiklik Yapılmasında Dair Kanun’un 3. maddesiyle değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kararname’nin 61/A maddesi uyarınca yargılama yapılması için kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısınca yeterli soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde görülmemiş;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Manisa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/08/2016 tarihli ve 2016/1512 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, mahallinde yerine getirilmesine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.