YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8780
KARAR NO : 2014/16766
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : …FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 gün ve 2010/175-2012/162 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/11/2013 gün ve 2013/4592-2013/20362 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalının yayına sokacağı eğlence kanalının hazırlanmasında, yine davalı tarafından temin edilecek prodüksiyon şirketine sözleşmenin ekinde belirtilen hususlarda logo dahil, cıngıllar, müzik ve kısa kliplerin yapımı sırasında danışmanlık görevini üstlendiğini, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, kanalın faaliyete geçtiğini ve 6 aylık süre içerisinde hemen hemen sözleşmenin hitamına karar davalı-karşı davacının sahip olmak istediği hususların temin edildiğini, davalı-karşı davacının bir kısım ücret alacağını ödediğini, bakiye borcunu ödememek için ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin cevabi ihtarname göndererek haklarının ödenmesini talep ettiğini, davalı-karşı davacının müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüğü olmayan hususlardaki taleplerini tekrarlayarak sözleşmeyi haksız yere tek taraflı feshettiğini ileri sürerek, sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca kendisine ödenmeyen Ekim, Kasım 2005 aylarına ait 14.000 USD ile 5.2 maddesi uyarınca yasal temerrüt faizi oranında gecikme faizinin, sözleşmenin süresinden evvel feshi sebebiyle 31.03.2006 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD ücret ile gecikme faizinin, sözleşmenin 7.maddesine istinaden 25.000 USD cezai şart ile feshin müvekkilinin piyasa imajına verdiği zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davada ise, müvekkilinin sözleşme gereğince kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, bunun davalı-karşı davacı şirket yetkilisi tarafından da teyit edildiğini, müvekkilininı şirketten herhangi bir ücret almadığını, davalı-karşı davacının ceza-i şart talep etme hakkının bulunmadığını, zira sözleşmeyi kendisinin haksız olarak feshettiğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalının yükümlendiği edimlerden teaserleri eksik veya hiç teslim etmediğini, ayrıca sözleşmenin 4.9. maddesi uyarınca davacı-karşı davalının meydana getirmiş olduğu master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ürünleri teslim etme zorunluluğu bulunmasına rağmen bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı şekilde temin edilen prodüksiyon firmasından haksız olarak 2.500 USD tahsil ettiğini, durumun kendisine ihtar edildiğini, davacı-karşı davalının cevabi ihtarına gönderdiğini ve bunun üzerine müvekkili tarafından ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini ve 50.000 USD cezai şart talep edildiğini, davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 USD cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı-karşı davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı/karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Asıl dava, 10.05.2005 tarihli danışmanlık sözleşmesinin feshine dayalı ödenmeyen alacak, bakiye alacak, cezai şart ve manevi tazminatın, karşı dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, temel uyuşmazlık, davaya dayanak yapılan sözleşmenin davalı/karşı davacı tarafından haklı nedenle fesh edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu çerçevede, davalı/karşı davacının fesih gerekçelerinden birisi olan eksik teaserlerin teslimi konusunda davalı/karşı davacının danışman olan davacı/karşı davalıya yeterince yardımcı olmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, sözleşmenin 4.9 uncu maddesindeki yükümlülüğü davacı/karşı davalının tek başına yerine getirmesinin mümkün olmadığının kabulü gerekir. Öte yandan davacı/karşı davalının dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız biçimde para aldığı kanıtlanmış da değildir. Bu bağlamda karar yerinde de isabetle belirlendiği üzere davalı/karşı davacının fesih ihtarnamesine konu nedenlerin haklı olmadığı, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun kabulü gerekmekte olup, yerel mahkeme kararının Dairemizce onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla davacı/karşı davalının bu yönleri amaçlayan karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz’in 13.11.2013 gün 2013/4592-20362 sayılı bozma ilamının (2) nolu bendi tümü ile ortadan kaldırılarak mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz’in 13.11.2013 gün 2013/4592-20362 sayılı bozma ilamının (2) nolu bendi tümü ile kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacı-karşı davalıya iadesine, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.