YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15784
KARAR NO : 2014/5602
KARAR TARİHİ : 21.03.2014
Taraflar arasında görülen davada 11/06/2012 tarih ve 2005/555-2012/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil … le davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikimlerini değerlendirmek için davalı bankanın yatırım hesabı açtırdığını, işlem gören hisse senetlerinden satın alıp bu yönde bir yatırım portföyü oluşturduğunu, müvekkilinin yatırım hesabında bulanan ve bankanın saklama ve korumakla yükümlü olduğu hisse senetlerinin müvekkilinin yazılı sözlü talimat veya emri olmadan yasaya aykırı olarak satılarak paraya çevrildiğini, bu uzun satış süreci içinde kendisinin haberdar edilmediğini, bu işlemlerde kullanılmış olan bankamatik kartının müvekkiline teslim edilmiş kart olmayıp bankanın maliki ve zilyedi olan kart olduğunu, kendisine teslim edilmeyen kart ile işlem yapıldığını, bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, BK 463/1 maddesi gereğince muhafaza ve istendiğinde aynen iade yükümlülüğü olduğunu, yatırım hesabında kalan hisse senetlerinin davalı banka tarafından yasaya aykırı olarak bloke edildiği ve devamında sıfırlandığını ileri sürerek, müvekkilinin bilgi ve talimatı dışında yapılan işlemler nedeniyle hisse senetlerinin temüttü, bedelsiz pay ve sair getirileri ile birlikte aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde TL karşılığının dava tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, yatırım hesabında kalan hisse senetlerinin aynen iadesine aksi halde bedellerinin dava tarihi itibariyle banka reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, 1998 yılında gerçekleştiği iddia edilen olaylara karşı 2005 yılında davanın açıldığını, davacının yatırım hesabının durumu hakkında bilgi sahibi olduğunu, 22.09.1998 tarihinden itibaren sonra yatırım hesabında kalan hisse senetleri ile ilgili bankamatikten 91 kez rüçhan hakkı kullanma talimatı verdiğini, 127 kez lot altı işlemi ile hisse senedi satın aldığını, 272 kez işlem yapıp 135.457.183 TL tutarlı 42 kez nakden para yatırdığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, satış işlemleri neticesindeki
hisse senedi bedellerinin bizzat davacı tarafın hesabına alacak kaydedildiğini, virman ve havale işlemlerinin davacı tarafa imzası karşılığında 27.07.1998 tarihinde teslim edilen bankamatik kartı ile gerçekleştirildiğini, kartın çalındığı, kaybedildiği başvurusu olmadığını, davaya konu işlemlerin kendisi tarafından veya sorumlu olacak şekilde yapılmış olduğunu, kartın gizli şifresinin zarf içinde 27.07.1998 tarihinde bizzat davalıya teslim edildiğini, sözleşme hükmüne göre sözlü talimata istinaden de işlem yapıldığını davacı tarafca yapılan işlemlere herhangi bir itirazda bulunulmadığı, dava ile bu aşamada itirazın yerinde olmadığının, hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davacının eşinin kredi borcu nedeniyle yapılan takipteki hacizde olaylar çıktığını, bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ilişkinin başladığı tarih ve devamı boyunca davacının zımnen dahi yapılan işlemlere icazet verdiği, 1998 yılı işlemlerini içeren hususların daha sonra dava ile zarardan bahsedilerek gündeme getirilmesinin, dava esnasında kartın kendisine teslim edilmediği yönündeki itirazların ve diğer tüm itirazların bu işlemler yönünden teamüllere uygun olmadığı gibi iyi niyetli davranılmadığı kanaatini oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.