YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11250
KARAR NO : 2017/3160
KARAR TARİHİ : 23.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 22/02/2016 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/05/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, iş yerinde çalışma ve iş güvenliği tedbirlerine uyulmaması nedeniyle davacının sağlığının bozulmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait laboratuvarda temizlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı tarafından gerekli önlemler alınmadığından enfeksiyon kaptığını sonuçta %40 özürlü duruma geldiğini iddia ederek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, açılan davanın, görev, zamanaşımı, kesin hüküm ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, … Numune ve Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen raporda ruh sağlığı ve çalışma gücü kaybının %40 olarak belirlendiği gerekçesiyle, alınan hesap bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalıya ait iş yerinde işçi statüsünde çalıştığı ve olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki işçi, işveren ilişkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
5521 sayılı İş mahkemeleri Kanunu 1. maddesinde iş mahkemelerinin görev alanı İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan uyuşmazlıkların çözümü olarak tanımlanmıştır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup re’sen araştırılması gereken bir husustur. Şu durumda, davanın iş mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler göz önünde bulundurularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilerek asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonlandırılması doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalı yararına takdir olunan 1.480,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 23/05/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, kişilik haklarına yapılan haksız saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız eylemden kaynaklanan borç ilişkileri TBK’nın 49-58 (BK41-49) maddelerinde kişiliğin korunması ve kişilik haklarına karşı yapılan saldırıların önlenmesi konusu ise TMK’nın 23-24-25. maddelerinde düzenlenmiştir.
Haksız eylemin işçi-işveren arasında gerçekleşmiş olması borç ilişkisini ve kaynağını değiştirmeyecektir. Olaya uygulanması gereken Yasa maddeleri TBK’nın 49 ve 58 ve koşulları varsa TMK’nın 24 ve 25. maddeleridir. Bu maddelerle yargılama yapma görevi ise genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi’ne aittir. İş mahkemesine ait değildir. Bu nedenle, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın görevsizlik nedeniyle bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 23/05/2017