YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12742
KARAR NO : 2017/4478
KARAR TARİHİ : 11.05.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Davanın Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle şikayetçi tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda icra dosyaları içerisinde haciz ihbarnamelerine itirazların ekinde bulunan avukat vekaletnamelerinden 3. şahıs … Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’nin yetkilisinin … ve CVK Maden İşletmeleri San. ve Tic A.Ş.’nin yetkilisinin … olduğunun anlaşılması karşısında,
1)Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Birinci haciz ihbarnamelerine sanıkların vekili aracılığıyla itirazda bulunulması ve vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı gözönünde bulundurulduğunda sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
2)Tazminata ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin, 20.03.2013 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK’nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun’un 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunması karşısında, mahkemece, İİK’nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin, İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.