YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9515
KARAR NO : 2014/13511
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/290-2012/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı taraf, davalı şirketin iki ortaklı olup, 2010 yılında yatak ve baza imali amacıyla kurulduğunu ancak, piyasa şartlarının kötü gitmesi nedeniyle faaliyette bulunamadığını, şirketin amacının gerçekleşmeyeceğinin yaklaşık 1 yıldan beri ortada olduğunu, şirketin herhangi bir borcu ya da malvarlığının da bulunmadığını ileri sürerek, şirketin haklı nedenlerle 31.12.2010 tarihinden itibaren fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı … davayı kendi adına asaleten diğer ortak …’ya vekaleten açmış ise de Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde öngörülen amir hüküm uyarınca bir gerçek veya tüzel kişiyi mahkemeler nezdinde temsil etme yetkisinin yalnıızca baroya kayıtlı avukatlara ait olduğundan davacı … gerçek kişi …’ya vekaleten eldeki davada temsil yetkisinin bulunmadığı ayrıca, davacı … 25.12.2012 tarihli celse de imzası ile tasdik ettiği beyanı ile dava konusu şirketin iki ortaklı olup, ortakların kendisi ile adına vekaleten dava açtığı lduğunu, şirketi temsilen ayrıca atanmış müdürün mevcut olmadığını beyan etmiş olduğu, davalı olarak gösterilen şirket tüzel kişiliğini davacı ortaklar dışında temsile yetkili müdür olmadığı, şirket tüzel kişiliği aleyhine bu şekilde davalı sıfatı ile dava açılamayacağı, yine TTK’nın limited şirketin sona erme sebeplerini düzenleyen 636. maddesinin 3. fıkrası ile de “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” hükmü öngörülmüş olup, iki ortaktan ibaret olan şirketin şirket ortaklarının birlikte şirket tüzel kişiliğini hasım göstererek şirketin feshini talep edemeyecekleri gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı … temyiz etmiştir.
…/…
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı … tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı … bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı … İbrahim Eroğlu’ndan alınmasına, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.