Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/12548 E. 2017/9129 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12548
KARAR NO : 2017/9129
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 05.09.1986-02.02.2001 tarihleri arasında aralıklı olarak …Köy Hizmetleri Bölge ve İl Müdürlüğünde çalıştığını, aralıklı olarak çalıştığı dönem ve sonrasında yapılan toplu iş sözleşmelerinde de yıllık ücretli izin hakkının işveren tarafından kullandırılacağı ve ücretinin ödeneceğinin belirtildiğini, davalı kurumun müvekkilinin mevsimlik işçi statüsünde olduğundan bahisle yıllık ücretli izne müstahak olmadığını, İş Kanunu ve mevzuat çerçevesinde bunun mümkün olmadığını belirterek ödeme yapmadığını, müvekkilinin aralıklı olarak çalıştığı 15 yıl boyunca farklı aylarda çalıştırıldığını ve yılın her ayında görev yaptığını, her ne kadar çalıştığı dönemler bir yıldan az ise de yaptığı işin mevsimlik işlerden olmadığını belirterek yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği yıllık izin ücretinin zamanaşımına uğradığını, davacının 1986 yılından 2001 yılına kadar Köy Hizmetleri Diyarbakır İl Müdürlüğü emrinde belirli süreli geçici işçi olarak çalıştığını, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı İl ve Bölge Müdürlüklerinin ihtiyacı olduğu zaman geçici süreli olarak işçi çalıştırdığını, geçici süreli çalışmalarda yıllık ücretli izin talep edilemeyeceğini, talebin 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olduğunu, davacının yılın her ayında çalışmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraf ehliyeti konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarındandır, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden gözönünde tutulur.
Somut olayda, yargılama devam ederken 6360 sayılı Kanun gereğince Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ilk mahalli seçimlere kadar tüzel kişiliği devam eden davalı … İdaresinin tüzel kişiliği sona ermiştir.
Diğer taraftan 6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasına göre, “…Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur.” denilerek yeni açılacak veya devam eden davalarda valilik devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararı uyarınca devir işleminin yapıldığı kurum ve kuruluşun taraf olacağı hükme bağlanmıştır.
Davacı, Diyarbakır İl Özel İdaresinde çalışırken hak ettiğini iddia ettiği işçilik alacağının tahsili için dava açmış olup, Mahkemece gerekçede davalı olarak … ve Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının gösterildiği anlaşılmaktadır. Davalı Valilik temyizinde taraf sıfatlarının bulunmadığını belirterek temyiz dilekçesinin ekinde Diyarbakır Valiliği İl Özel İdaresinin dava dosyaları ile ilgili Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu Ek Kararı sunduğu anlaşılmaktadır. Davacının 6360 sayılı Kanuna göre oluşturulan Diyarbakır İli Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği tam olarak belli değildir. Bu nedenle davacının hangi kuruma devredildiğine ilişkin komisyon kararı ve belgeler getirtilerek İl Özel İdaresinin ve davacının dava dosyasının hangi kuruma devredildiği tespit edilerek taraf teşkili sağlanması gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.