Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3116 E. 2017/4992 K. 12.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3116
KARAR NO : 2017/4992
KARAR TARİHİ : 12.06.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 2.996 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarihler itibariyle davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, dosya içeriğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/158 Esas – 2009/92 Karar sayılı ceza dava dosyasında 27.03.2009 tarihinde davacı (sanık) hakkında beraat kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, davacının 22.07.2011 tarihli dilekçesi ile tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasındaki gözaltı ve tutukluluk sürelerinin Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/264 Esas – 2008/84 Karar sayılı ceza dava dosyasından verilen hükümlülüğünden mahsubunu talep ettiği ve aynı mahkemenin 07.09.2011 tarihli ek kararı ile gözaltı ve tutukluluk sürelerinin mahsubuna karar verildiğinin anlaşıldığı, mahsup talep etmesi suretiyle davacının hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğinden haberdar olduğu, buna karşın tazminat davasının ise, 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde öngörülen 3 aylık süre geçtikten sonra 17.01.2014 tarihinde açıldığı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
Davacının tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasındaki gözaltı ve tutukluluk sürelerinin 07.09.2011 tarihli ek karar ile Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/264 Esas – 2008/84 Karar ceza dava dosyasından verilen hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının diğer hükümlülüğünden mahsup edildiği araştırılarak, tamamının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde sembolik bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde ise mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için de sembolik bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin tamamı için maddi ve manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.