YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13828
KARAR NO : 2014/1231
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, Kadastro Mahkemesi’nin 1986/35 Esas,1989/62 karar sayılı ilamı ile 20 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz edilerek adına tescil edilen 632 parsel sayılı taşınmazın, zeminde tapu kaydındaki yüzölçümünden daha az geldiğini, fazlalık kısmın ise aynı mahkeme kararı ile şahıslar adına tescili yapılan 631 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek bu hususun Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca düzeltilmesi için Kadastro Müdürlüğü’ne başvurmuş, Kadastro Müdürlüğü ise 01.09.2010 tarihli cevabi yazısı ile Hazine adına kayıtlı 632 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlası olarak tescilinin yapıldığı ve bu nedenle Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine dayanılarak çıkarılan yönetmeliğin 9. maddesine göre hükmen düzeltilebileceği gerekçesiyle Hazine’nin talebini reddetmiş, davacı … bu karara karşı dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kanun’un 41. maddesinin açık düzenlemesi gereğince düzeltme işlemini yapacak merciin kadastro müdürlüğü olduğu, adli yargı mercilerinin idarenin yerine geçip idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar vermesinin de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 29.05.2013 tarih, 2013/5191-5885 Esas-Karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı … vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur. Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve Dairemizce mahkemenin hükmü onanmış ise de; mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Kadastro Kanunu’nun 41. maddesinde düzeltme işlemine karşı tebliğden itibaren 30 günlük sürede Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği, dava açılmadığında yapılan düzeltme işleminin kesinleşeceği belirtilmiş ise de, kesinleşen işleme karşı ya da düzeltme talebinin reddine karşı dava açılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca idari işlem basamakları tüketildikten sonra genel mahkemelerde de dava açma olanağı bulunduğunun kabulü
gerekir. Somut olayda, davacı … Kadastro Müdürlüğü’ne başvurarak idari işlem basamaklarını tükettikten sonra dava açtığına göre, mahkemece davacı …’nin iddiaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmalı, bir hatanın bulunduğunun saptanması halinde söz konusu hatanın Kadastro Mahkemesi’nin kararına esas teşkil eden fen bilirkişi raporundan mı, yoksa hükmün infazı sırasında yapılan bir yanlışlıktan mı kaynaklandığı denetime elverişli bilirkişi raporları ile tespit edilmeli ve Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılan yönetmelik hükümleri uyarınca düzeltilip düzeltilemeyeceği değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken, sehven onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin, 29.05.2013 tarih, 2013/5191-5885 sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.