Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/298 E. 2014/2825 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/298
KARAR NO : 2014/2825
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

MAHKEMESİ : … … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (… Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 gün ve 2009/126-2012/102 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.10.2013 gün ve 2012/18367-2013/17265 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların “… TV” ve “… …” ibareli markaları uzun süredir kullanarak piyasada maruf hale getirdiklerini, müvekkillerinin … ve …alan adlı, vergi ve diğer mali konularda önemli bilgiler veren ve yaygın şekilde kullanılan internet sitelerinin de sahibi olduklarını, anılan markaların uzun yıllardır müvekkili şirketlerin verdiği danışmanlık, yayın, haberleşme, eğitim hizmetlerinde, sempozyum ve seminerlerde, kitap ve dergilerde, elektronik ortamlarda çeşitli şekillerde kullanıldığını, davalının ise “… TV” ve “… …” markalarını 16, 35, 38. ve 41. numaralı sınıflarda haksız ve kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğini, ardından haksız tesciline dayanarak davacılara sözkonu markaları kullanmaması için ihtarname çektiğini, davalının vergi işaretini kullanabileceği herhangi bir faaliyet alanının bulunmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nın 8/III maddesi delaletiyle 42. maddesine göre davalı adına tescilli “… TV” ve “… …” markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu işaretlerin davalının başvuru tarihinden önce ayırt edicilik kazandıracak biçimde davacı tarafça kullanıldığı, davalı tarafın, “… TV” ve “… …” işaretlerini marka tescil başvurusundan önce kullandığına ilişkin ispat edici delil sunamadığı, davacının bu ibarelere ilişkin öncelik hakkının iştigal alanı ile sınırlı olduğu, davalının markaları tescil ettirdiği 35, 38. ve 41 numaralı sınıflardaki emtia ve hizmetler yönünden davacının iştigal alanında bulunan işler ile benzerlik bulunması nedeniyle bu sınıflardaki emtia veya hizmete yönelik olarak davacının korunmaya değer öncelik hakkının bulunduğu, bunun dışında kalan emtia ve hizmetler yönünden davalıya karşı korunan üstün hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen
kabulüne, davalı adına tescilli “… TV” ve “… …” ibareli markaların 35., 38. ve 41. sınıflarda yer alan ürünler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair istemin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının süre yönünden reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.