Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12147 E. 2014/18439 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12147
KARAR NO : 2014/18439
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/489-2014/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Bankası …Şubesi’nden kredi kartı aldığını ve kullandığını, müvekkilinin 2011 yılında ödeme güçlüğü içine girmesi üzerine 18/07/2011 tarihinde kredi kartı borcunu taksitlendirdiğini, taksitlendirme işlemi dolayısıyla kredi kartının otomatik olarak iptal edildiğini, müvekkilinin 2011 yılı öncesi herhangi bir ödeme güçlüğü yaşamadığını, yapmış olduğu adres değişikliklerini bankaya bildirdiğini, 26/08/2010 tarihinde 1.127,00 TL borcunu ödemesine ve ihtar iptali yapılmasına rağmen 19/09/2010 tarihinde ihtar çekilmiş gibi müvekkilinden 60,78 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin ödeme güçlüğü yaşamasından sonra 18/07/2011 tarihinde kredi kartı borcunu taksitlendirmek amacıyla bankaya gittiğinde ise ihtarname gönderilmediği halde 61,26 TL ihtar masrafı tahsilatının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerle kamu takipliliği yasağına girmesinin mümkün bulunmadığını, haklı bir sebep bulunmaksızın müvekkilinin kamu takipliliği yasağı kapsamında Merkez Bankası’na bildirilmesi sebebiyle ihtiyaç duyduğu kredileri tedarik edemeyip bir takım maddi ve manevi zararlara uğradığını ileri sürerek, müvekkili hakkındaki kamu takipliliği yasağının kaldırılmasına, 150.000,00 TL manevi tazminat ile müvekkilinin 2011 yılı Kasım ve Aralık ayında kredi kartıyla yapmadığı halde hesabına haksız bir şekilde yansıtılan tutarının tespit edilerek tahsil tarihinden işleyecek ticari mevduat faiziyle birlikte davalı …Bankası A.Ş. tarafından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile … Bankas… Şubesi arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde davalı bankaya ait 5437 7122 6330 2491 numaralı kredi kartının davacının kullanıma tahsis edildiği, davacının, bahse konu kredi kartının taksitlerinin ödenmesinde temerrüde düşmesi üzerine davalı bankanın davacıya 17/06/2011 tarihinde ihbarname, 07/07/2011 tarihinde ise ihtarname gönderdiği ve davacının kredi kartı borcunu ödemediği hususunu “Tasfiye Olunacak Alacaklar” kodu ile Temmuz 2011 döneminde Merkez Bankası’na bildirdiği, davacının kullanımına tahsis edilen kredi kartı
hesabına kartın iptal edildiği 18/07/2011 tarihinden sonra herhangi bir harcama veya alışveriş tutarının yansıtılmadığı, davalı… Bankası A.Ş’nin, kredi kartı borcunu ifa etmeyen davacının durumunu yönetmelik hükümleri uyarınca risk merkezine bildirme şeklindeki eyleminin haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceği, risk merkezi nezdinde tutulan kayıtların ilgilinin başvurusu üzerine bildirimde bulunan bankanın talebi ile sistemden silinmesi gerektiğinden yasa gereği risk doğuran temel ilişkiyi risk merkezi sistemine aktarmak ve tüm bankalara duyurmakla görevli Merkez Bankası’na yöneltilebilecek herhangi bir husumetin bulunmadığı ve nihayetinde manevi tazminat için kanunda aranılan şartların oluşmadığı gerekçesi ile Merkez Bankası aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, … Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.