YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1549
KARAR NO : 2014/9413
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/513-2013/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …’nın 26.07.2005 tarihine kadar şirketi temsile yetkili olup, 17.01.2006 tarihinde hissesini diğer iki ortağa devrederek şirketten ayrılmış olduğunu, şirketin çok fazla borç altına girmiş olduğu halde şirkete hizmet girişinin olmadığını, …’nın bilerek zarara uğratmış olduğunu savunarak 50.000 TL tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 23.03.2010 tarihinde harcı yatan ıslah dilekçesi ile toplam 447.096,81 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. 30.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile de ıslah edilen miktar itibari ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 26/07/2005 tarihine kadar şirketi temsile yetkili olan ve 17/01/2006 tarihinde hisselerini devreden davalı aleyhine şirkete hizmet girişi olmadığı halde şirketin çok fazla borç altına girmesi nedeniyle dava tarihi itibari ile 50.000 TL üzerinden tazminat davası açıldığı, 23/03/2010 tarihi itibari ile de davanın ıslah edilerek talebin 447.096,81 TL’sına çıkarıldığı, davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulduğu, şirkete ait defter ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının … 336/5 maddesi gereğince vazifesini kasten ve ihmal neticesi yapmayarak tahsil edilme imkanı bulunmayan … Ltd. Şti’den alacaklı olduğu 447.096,81 TL miktarında şirketi zarara uğrattığı sonucuna ulaşıldığı ve bu şirket ile aralarında herhangi bir ticari anlaşma yapmadan ve teminat almadan şirket sermayesinin 2005 yılından önce 10 katını ve 2005 yılından itibaren tamamına yakınını sipariş avansı olarak verildiği ve bu şirketin 10/05/2006 tarihi itibari ile tasfiye sürecine girdiği ve 31/12/2007 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmek sureti ile tasfiye sürecinin tamamlandığı, davacı tarafın tazminat isteminde haklı olduğu ve buna göre … 553 ve devamı maddeleri gereğince sorumluluğun bulunduğu, … 560. maddesine göre tazminat hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ıslah edilen bedel açısından HGK 2012/4-824 Esas 2013/505 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı definde bulunabileceği, davalı tarafından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, dava dilekçesi içeriğine davacının meydana gelen zarar miktarından ıslah edilen miktarda dahil olmak üzere zararı ve sorumluyu bildiğinin anlaşıldığı, 23/03/2010 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.