YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3655
KARAR NO : 2017/5092
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Borçlu mükerrer icra takibi yapıldığını, takip dayanağı ilamın menfi tespit ilamı olması nedeniyle kesinleşmeden takip yapılamayacağından bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlunun borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı menfi (olumsuz) tespit davası sonunda alınan ilam, İİK’nun 72/5. maddesi hükmü karşısında kesinleşmeden takibe konulamaz. İlamda yer alan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminata ilişkin bölümleri, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümü ile bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esas hakkındaki hükmü kesinleşmeden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü ayrıca infaz ve icra takibine konu edilemez. (HGK’nun 05.10.2005 tarih ve 12-534, 2005/554 sayılı kararı).
Somut olayda; takip konusu … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/507 Esas-2013/284 Karar sayılı kararında davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedildiği, anılan alacak kalemlerinin takibe konulduğu ilamın kesinleşmediği, bu durumda İİK’nun 72/4 ve 5.maddelerine göre menfi tespit davalarının kabul veya ret ayrımı yapılmaksızın ilamın fer’isi olan vekalet ücreti ve yargılama gideri alacaklarının da takibe konu edilemeyeceğinin kabulü gerekir. ….nun 05.10.2005 tarih ve 12-534 2005/554 sayılı)
O halde; Mahkemece şikayetin yukarıda açıklanan gerekçeyle kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.