YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/95
KARAR NO : 2017/8014
KARAR TARİHİ : 05.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın katılana iş adamı …’ın paraya ihtiyacı olduğunu, utandığı için kendisinden doğrudan isteyemediğini belirterek …’a verilmek üzere katılandan 60.000 TL para istediği, katılanın belli bir teminat karşılığında parayı verebileceğini sanığa söylediği, bu şekilde 70.000 TL’nin nakit olarak bankadan alındığı, paranın katılan tarafından sanığın arabasının koltuğunun altına bırakıldığı, ipotek işlemi yapıldıktan sonra paranın ilgiliye tesliminin düşünüldüğü,sanığın aracında müşteki ve sanık giderken sanığın ısrarıyla lokantada birlikte yemek yerken sanığın, katılana farkettirmeden kendisine ait araçla parayı alarak kaçtığı olayda kullanılan hile sonucu teslim edilen bir para olmadığı, sanığın ipotek verildiği takdirde verilecek parayı arabanın içinden çalması nedeniyle tebliğnamedeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı, 24.11.2015 günlü resmi gazetede yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden (b) bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.