Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/17585 E. 2017/2532 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17585
KARAR NO : 2017/2532
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin eş…’ın 14/02/2013 günü meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, müvekkilinin eşinin ölümü ile genç yaşta dul kaldığını, destekten yoksun kaldığını belirterek davacı lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari fazi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı… vekili, haksız fiilin meydana geldiği yerin …. ili olduğunu, davaya bakmaya … Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili olan … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili, davanın müvekkil idare yönünden idari yargıda açılması gerektiğini, adli yargının görevsiz olduğunu,… mahkemelerinin tüm davalar açısından ortak yetkili olduğunu, davacının murisi sürücünün durması için ikaz edildiği halde durmadığından kusurlu olduğunu belirterek davanın redini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, … mahkemelerinin yetkili olduğu, ölenin anne, baba ve kardeşlerinin aleyhine açtıkları … 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2013/409 E.
sayılı dava ile bu davanın birleştirilmesini, muris sürücünün durması için ikaz edildiği halde durmadığından kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin davayı görmeye yetkili olduğu ve verilen yetkisizlik kararının bu nedenle yerinde bulunmadığı anlaşılmakla; HMK’nun 16/1.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli … 1.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
HMK 16. madde hükmü, HUMK.’daki düzenlemeye oranla daha genişletilmiş ve ayrıntılandırılmıştır. Ancak, HMK.’nda kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. ” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu,27.05.2015 tarih,ESAS NO: 2013/11-2359,KARAR NO: 2015/1443)
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak
hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda; dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, trafik kazası netice itibari ile bir haksız fiildir. Davaya konu trafik kazası …’da meydana gelmiştir.Davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri …., bir kısım davalıların yerleşim yeri …, bir kısım davalıların yerleşim yeri … olup; davacının yerleşim yeri ise …’dir. Davacı tarafından dava ilk olarak … 1.Asliye hukuk Mahkemesinin 2014/1122 Esasında açılmış, bu mahkemenin 2015/300 sayılı kararı ile … mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Yetkisizlik kararının temyiz edilmeden 27.05.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği iş bu … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce de yetkisizlik kararı verilmiştir.
Her ne kadar iş bu davada, kesin yetki söz konusu olmayıp seçimlik yetki geçerli olduğundan kazada ölen kişinin eşi olan davacının ilk olarak davayı açtığı kendi ikametgahı mahkemesi olan … Mahkemeleri bu davayı görmeye yetkili ise de; dosya kapsamına göre; aynı kazaya ilişkin olarak ölen kişinin anne, baba ve kardeşleri tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/409 Esasında dava açıldığının, bir kısım davalılarca iddia edilmiş olmasına ve o dava ile iş bu davanın birleştirilmesinin istenilmiş olmasına göre; usul ekonomisi açısından her iki davanın birlikte görülmesinde yarar bulunduğundan davanın; bir kısım davalıların ikametgahı mahkemesi ve aynı zamanda kazanın meydana geldiği yer mahkemesi olan … Mahkemelerinde görülmesi doğru olacaktır. Açıklanan nedenlerle; Mahkemece verilen yetkisizlik kararı hatalı görülerek, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …,… ve Trans Of Ulusal Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti Ortak Girişimi, … ve …’e geri verilmesine 09.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.