YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20073
KARAR NO : 2017/2551
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın motosiklet sürücüsü davacı müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin %98 malul kalacak şekilde ağır yaralandığını ileri sürerek yapılan tedavi giderleri için 7.000 TL, ileride yapılacak tedavi giderleri için 100.000 TL, ekonomik geleceğin sarsılması dolayısı ile kazanç kaybı olarak 100.000 TL, müvekkili …’ın (yaralananın abisi) işe gidememesinden dolayı 50.000 TL, kaza geçiren … için 100.000 TL, anne-baba için 50.000’er TL, kardeş … ve kardeş Samet için 25.000’er TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davanın kabulü ile 157.000 TL tedavi, 100.000 TL kazanç kaybı toplam 257.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta şirketinden poliçe üst limiti olan 175.000 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile … için 100.000 TL, anne … için 30.000 TL, baba … için 20.000 TL,
kardeşler … ve … için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan … Anonim Türk Sigorta Şirketi sadece 175.000 TL ile sorumlu kabul edilmiştir. Davalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 175.000 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti ise 175.000 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri de yazılan tutarlardır. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır. Somut olayda, 10.06.2013 tarihli bilirkişi raporu ile 19.11.2013 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacı …’ın uğramış olduğu zarar; kusur oranına isabet eden maluliyet (sakatlık) tazminatı 317.056,32 TL, kusur oranına isabet eden bakıcı gideri (tedavi gideri) 428.107,95 TL olmaktadır. Bu durumda, davalı … Anonim Türk Sigorta Şirketinin poliçe nedeniyle sorumluğu sakatlık için 175.000 TL, tedavi gideri için de 175.000 TL olmak üzere toplam 350.000 TL’dir. O halde, mahkemece yapılacak iş; sakatlık ve tedavi gideri olarak davalı … Anonim Türk Sigorta Şirketinin üst limiti olarak 350.000 TL ile sorumlu olmasına, ancak taleple bağlı olarak yaralananın abisi davacı …’ın işe gidememesinden dolayı istenen 50.000 TL hariç tutularak davacıların istediği toplam 207.000 TL tazminatın toplamına hükmetmek olacaktı. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak,
hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar …, …, … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacı baba … için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar, davacı kardeşler … ve … için takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4-)Davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelmesine gelince; bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı sigorta şirketine geri verilmesine 9.3.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.